Gebelikte ultrason Değerleri

Gebeliğin haftasına göre ultrasonda fetusla ilgili farklı ölçümler yapılır (Obstetrik ultrasonografi). Bu ölçümler fetusun kaç haftalık olduğunu, tahmini ağırlığının kaç gram olduğunu, gelişiminin normal sınırlar içinde olup olmadığını, gelişme geriliği veya bir anomali olup olmadığını, amniyon suyunun normal miktarda olup olmadığını (ASİ ölçümü), plasentanın durumunu v.b.. anlamamıza yarar. Bebeğin amnion sıvısının ölçümü hakkında detaylı bilgiye buraya tıklayrak ulaşabilirsiniz.

Gebelik oluştuktan ve rahim içerisine yerleştikten hemen sonra ultrasonla izlenemez. Ultrasonla izlenebilmesi için rahime yerleştikten sonra gebeliğin 1-2 hafta büyümesi gerekir. Gebelik büyüdükçe kandaki gebelik hormonu yani B-HCG giderek artar. Kanda B-HCG düzeyi yaklaşık 1500’e ulaştığında yani 4 buçuk – 5 haftalık gebelik olduğunda transvajinal ultrason ile gebelik kesesi görülebilir. B-HCG düzeyi 2000-3000 düzeylerine vardığında yani 6 haftalık gebelik olduğunda gebelik kesesi transabdominal (karından) ultrasonda da izlenebilir.

KALP İÇİNDE PARLAK BÖLGE

KALP İÇERİSİNDE PARLAK ODAK İZLENMESİ
Ekojentik intrakardiyak fokus (EIF, Echogenic Intracardiac Foci) fetusun ultrasonografik değerlendirlemesi sırasında kalp içerisinde parlak beyaz nokta (white spot) izlenmesidir. Gebeliğin ilk 3 ayında görülmesi çok nadirdir, ikinci 3 ayda % 4-7 oranında görülebilir. Gebeliğin orta aylarında görülenler sıklıkla son 2 ayda kaybolurlar. Asya ırkına ait insanlarda daha sık rastlanır.

Kalp içerisinde mikrokalsifikasyon ve fibrozise bağlı olduğu düşünülmektedir. Kalp içerisinde yapısal bir anomali ve myokardiyal disfonksiyona bağlı olmadığı için doğumdan sonra sıklıkla kendiliğinden kaybolur, görülemez.

Anensefali

Anensefali ve spina bifida “nöral tüp defektleri” denen anomali grubunu oluştururlar. Nöral tüp defektleri 1000 doğumda 1-2 oranında görülürler. Bu anomalileri önlemek amacıyla her gebe gebelikten önce başlayarak gebeliğin 3. ayı bitene kadar günde 0.4 mg folik asit denen vitamini kullanmalıdır. Folik asit kullanımı ile nöral tüp defekti görülme sıklığı azalır.

Anensefali kafa tası yani kraniyum’un üst bölümü ve beynin oluşmaması ile karakterize bir anomalidir. Yaklaşık 1000 doğumda 1 görülür. Kafa tası yani kraniumun oluşmamasına akrani veya eksensefali (exensefali) denir. Anensefali ultrasonla genellikle gebeliğin 3. – 4. aylarında kolaylıkla tanınır. Sebebi net olarak bilinmemektedir. Gebeliğin ikinci – üçüncü trimesterlerinde polihidramnios (amnion suyunda artış) %50 oranında gelişir.

Yarım Damak – Dudak

arık damak – dudak bebeğin anne rahmindeki gelişimi sırasında yüz bölgesindeki yapıların birleşiminde gerçekleşen kusurlardan dolayı oluşur. 700-1000 gebelikten 1’ inde görülür. Dudak ve damak yarığı ayrı ayrı olabileceği gibi beraber de olabilir. Bu durumun kesin bir nedeni olmamakla birlikte genetik faktörler , çevresel faktörler , sigara-alkol, gebelik sırasında kullanılan bazı ilaçlar , enfeksiyonlar , folik asit ve B vitamin eksikliği gibi nedenler bu duruma yol açabilir.

Yarık dudak- damak ile doğan bebeklerin bir kısmında başka bir takım vücut anormallikleri de birlikte olabilir. Bu nedenle bu bebeklere doğumdan sonra ayrıntılı bir fizik muayene yapılmalıdır.

Yarık dudaklı bebekler ciddi bir sıkıntı ile karşılaşmadan meme emerek normal bir şekilde beslenebilir. Ancak yarık damaklı bebeklerin beslenmesinde sorun vardır. Bu bebekler meme emmekte zorluk çekerler ; emme sırasında bebeğin hava yolları tıkanabilir; sütün boğazına kaçması veya emdiği sütün burnundan akması gibi durumlarla karşılaşılabilir.
Yarık damaklı bebekleri beslemede en uygun yöntem annenin memesinden sağılan sütün yumuşak bir biberonla bebeğe verilmesidir. Bu çocuklarda çok sık üst solunum yolu enfeksiyonları , orta kulak iltihabı görülebilir . Bu durumlarda kulak burun boğaz uzmanlarınca tedavi alınması sağlanmalıdır.

Dudak yarığı 2,5-3 aylıkken , damak yarığı 6 ay – 1 yaş arasında iken ameliyat edilmelidir. Dudak-damak yarığı birlikteyse dudak yarığı 3. ayda , damak yarığı 1 yaşında ameliyat edilmelidir.

Damak yarığı olan çocuklarda konuşma bozukluğu olabileceği için bu çocuklar mutlaka konuşmaya başlamadan önce ameliyat edilmelidir. Ameliyat sonrası çocuklara konuşma terapisi gerekebilir bu durumlarda konuşma terapistlerinden yardım alınır.

KARDİYAK ANOMALİLER

Yenidoğanda en sık görülen doğumsal anomaliler kalbe aittir. Her 1000 yenideğan bebekten 5 ila 8’inde kalp anomalisi mevcuttur. Doğumsal kalp anomalilerinin pek çok çeşidi vardır. Bunların önemli bir kısmı herhangi bir acil tedavi gerektirmez .Örneğin iki karıncık arasındaki duvarda bulunan açıklıklardan (ventriküler septal defekt) ufak olanlar büyük oranda ilerleyen zamanlarda kapanır. Bir kısım anomaliyi de (aort darlıklarının bir kısmı gibi ) doğumdan önce saptayabilmek mümkün değildir.

Gebelik sırasında yapılan ultrasonografilerde kalbin değerlendirilmesi sırasında iki önemli faktör vardır. İkinci önemli görüntü de kalpten çıkan büyük damarların (aort ve pulmoner arter) doğru konumda olduğunun izlenmesidir. Bu iki görüntü normalse kalpteki önemli sorunların tamamına yakını ekarte edilmiş sayılabilir, yaklaşık %90 oranında sağlıklı bilgi verir. Kalpte dört odacık görüntülenmesi ve çıkış yollarının görüntülenmesi için en uygun zaman gebeliğin 18-22 haftaları arasıdır.

Fetal kalbin daha ileri incelenmesi gereken durumlarda fetal ekokardiografi kullanılır.
Annede doğumsal kalp hastalığının bulunması, diabetik anne, daha önceden doğumsal kalp anomalili bebek doğurma öyküsü, bebek kalp atışlarında aritmi saptanması gibi riskli durumlarda fetal ekokardiografi yapılması gereklidir.